Turistik Yerler


ANZAF KALELERİ

06.11.2007-Aşağı ve Yukarı Anzaf Kaleleri

Van'ın 10 km kuzey doğusunda Van - Özalp karayolu yakınında yer almaktadır. Aşağı ve yukarı kalelerden oluşmaktadır. Her iki kale üzerinde 1991'den beri Prof. Dr. Oktay Belli tarafından kazılar yürütülmektedir. Aşağı kale, karayolunun hemen kuzeyinde Urmiye bölgesine giden askeri ve ticari yolu denetlemek üzere Urartu kralı Işpuimli (M.Ö. 830-810) tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı kalenin etrafını kyklopik yöntemle yapılmış surlar çevrelemektedir. Duvarlar, iri taş blokları ile gerçekleştirilmiştir. Güney kesimi yol yapımı sırasında tahrip görmüştür. Giriş bu kesimden merdivenlerle sağlanmaktadır. İçerisinde önemli bir mimari eser mevcut değildir. Yukarı kale, aşağı kalenin 600-700 m güneyinde, yüksek bir kayalık tepe üzerine kurulmuştur. Burası Menua döneminde M.Ö. 810-786 tarihleri arasında yapılmıştır. Kalenin etrafı iri kalkar blokları ile oluşturulmuş surlarla çevrilmiştir. Kalenin iki girişi bulunmaktadır. Bunlardan gönendeki batı köşeye kaydırılmış ve kulelerle desteklenmiştir. Buradan tapınak ve saraya geçilmektedir. Diğeri kuzey tarafta olup, atölye, depo binaları ve öteki mekanlara açılmaktadır. Kalenin üst kesiminde tapınak ve saray yapısı bulunmaktadır. Tapınağın tanrı Haldi adına yapılmış olduğu kitabesinden anlaşılmaktadır. Kalenin yaklaşık 150 m. güneyinde aşağı şehrin temel kalıntıları mevcuttur. Yaklaşık 3 km2 lik bir alanı kaplayan şehir, Urartu sivil yerleşimini göstermesi açısından önemlidir.

ABBAS AĞA CAMİ

06.11.2007-Abbasağa Camii

Eski Van'ın kuzeybatı tarafında, Horhor Camii ile Ulu Camii arasında yer almaktadır. Kitabesi bulunmadığından kim tarafından ve hangi tarihte yaptırıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak mimari durumuna bakarak XVIII-XIX. yüzyıllara tarihlendirilmektedir. Enine dikdörtgen planlı caminin duvarları sağlam olup, üst örtüsü yıkılmıştır. Duvarlar altta taş, üstte kerpiçle yapılmıştır. Harime kuzey cephenin ortasına açılmış bir kapıdan girilmektedir. Giriş ekseninde, kıble duvarının ortasına yerleştirilmiş yarım daire planlı bir niş şeklinde mihrap bulunmaktadır.

ADIR ADASI VE KİLİSESİ

06.11.2007-Adır Adası ve Kilisesi

Van Merkeze bağlı Yaylıyaka Köyü yakınlarındaki Adır Adası’nın güney yönünde aynı adlı kilise görülüyor. Manastır 1305 yılında kurulmuş, daha sonra 1621 yılında St. Georges Kilisesi, 1766’da jamatoun ve şapel eklenmiş. Yakın sahilinden veya Van İskelesi’nden tekne kiralayarak ulaşılıyor.

AKDAMAR ADASI

30.10.2007-Akdamar Adası

20 dakikalık zevkli bir motor yolculuğundan sonra adaya ulaşılmaktadır. Üzerinde badem ağaçları bulunan ada eşsiz bir güzelliğe sahip. Adaya yaklaştıkça sivri külahlı kilise kalıntısı dikkat çekiyor.Kilisenin rengi günün hangi saatinde gittiğinize bağlı olarak değişiyor. Kimi zaman sarıya, kimi zaman kırmızıya, kimi zaman da griye çalıyor. Kilisenin yapıldığı andezit taşının bir özelliği bu. Akdamar Adası Kilisesi 915-921 yılları arasında Vaspurakan Kralı I. Gagik tarafından yaptırılmış. Mimarı ise Keşiş Manuel. Kilisenin kuzeydoğusundaki şapel 1296-1336 tarihlerinde, batısındaki Jamatoun 1793 tarihinde, güneyindeki Çan Kulesi 18. yüzyıl sonlarında ilave edilmiş. Kuzeyindeki şapelin tarihi ise bilinmemekte. Haç planlı Kilise, mimarisi kadar dış cephesini saran bitki ve hayvan motifli kabartmalarla da dikkat çekici. Kabartmaları yapan ustalar İncil ve Tevrat'tan sahnelerle günlük olayları anlatmışlar.

BEND-İ MAHİ KÖPRÜSÜ

06.11.2007-Bend-i Mahi Köprüsü

Köprü, eski Erciş-Tebriz kervan yolu güzergahında, Bend-i Mahi Çayı üzerine kurulmuştur. İnşasına ilişkin kitabesi bulunmamasına rağmen, XIII. yüzyıl. sonlarında Ilhanlı Hükümdarları tarafından yaptırılmıştır. Çünkü İhanlılar'ın Aladağ'ı yazlık ikametgah seçmeleri, Tebriz'den buraya geliş gidişleri kullanmak üzere köprüyü yaptırdıklarını ortaya koymaktadır. Güneybatı kuzeydoğu yönünde kurulmuş olan köprü, iki gözlü yolunun düz olduğu köprüler grubuna girmektedir. Gözler sivri temerli birer açıklık şeklinde düzenlenmişlerdir. Köprünün kemer ve duvarlarında iki renkli düzgün kesme taş işçiliği görülmektedir. Aralara onarımlar sırasında moloz taş örgülü duvarlar yapılmıştır. Günümüzde ana yoldan ve yerleşim yerinden uzakta kalmıştır.

ÇAVUŞTEPE KALESİ

06.11.2007-Çavuştepe Kalesi

Van-Hakkari yolu üzerinde Van’a 25 km. uzaklıkta Çavuştepe Köyü’nde yer almaktadır. Bol Dağı silsilesinin batı ucuna kurulmuş olan kale, aşağı ve yukarı kalelerden oluşmaktadır. Urartu Kralı II. Sarduri tarafından M.Ö. 764-734 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Kurucusuna izafeten kale, Sarduri’nin şehri anlamında “Sardurihinili” olarak adlandırılmaktadır. Kalelerde Haldi tapınağı, açık hava tapınağı, surlar, depo, ahır, saray,sarnıç ve çivi yazılı kitabeler bulunmaktadır. Aşağı kale, tepenin sırtında 800 m. uzunluğunda bir alanı kaplamaktadır. İki tarafta uç kale yöntemiyle yapılmış surları dikkat çekmektedir. Düzgün kesilmiş kalker bloklarıyla inşa edilmiş surları, doğrudan ana kayaya oturmaktadır. Doğudan batıya doğru sıralanan ahır yapıları, depo binaları, tapınak, saray binaları ve sarnıçlardan oluşmaktadır. Tanrı Irmuşini adına inşa edilmiş tapınak üzerinde çivi yazılı kitabesi bulunmaktadır. Rizalitli kule tipli tapınaklar grubunda önemli bir yapıdır. Doğu tarafında kapısı ve bazalt taşlarından cephesi bulunmaktadır.

HALİME HATUN KÜMBETİ

06.11.2007-Halime Hatun Kümbeti

Gevaş ilçesindeki Selçuklu Mezarlığı'nın doğu tarafında bulunmaktadır. Giriş kapısı üzerindeki kitabesine göre Melik İzzeddin tarafından 1335 tarihinde, kızı Halime Hatun için yaptırılmıştır. Ustası Ahlatlı Pehlivan oğlu Esed'dir. İki katlı inşa edilmiş kümbetin cenazeliği kare planlı olup, doğudaki kapısına merdivenle inilmektedir. Köşeleri pahlanmış kare kaide üzerine onikigen gövdeli olarak yapılmıştır. Üstten piramidel bir külahla örtülmüş kümbet, düzgün kesme taş malzeme ile inşa edilmiştir. Gövdenin kuzeyindeki cepheye taç kapı, diğer üç yöne pencereler açılmıştır. Aralardaki yüzeylere üçgen nişler hareketlendirmektedir. Tüm cephelerde şeritler halinde ve madolyonlar şeklinde bitkisel, geometrik ve yazılardan oluşan süslemelere yer verilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.

HÜSREV PAŞA MEDRESESİ

06.11.2007-

Eski Van Şehri’nde yer alan külliyenin, çekirdeğini Hüsrev Paşa Camii oluşturmaktadır. Mimar Sinan’ın eseri olan Cami, 1567 tarihlidir. Yaklaşık kare planlı olan harim mekanının üzeri tromp geçişli bir kubbe ile örtülüdür. Beş gözlü son cemaat yeri yıkılmıştır. Kuzeybatıda minare yer alır. Kapı üzerinde kitabesi bulunmaktadır. İç mekan, beden duvarları ile kubbe kasnağında yer alan çok sayıdaki pencere ile aydınlatılmıştır. 2.00 m. yüksekliğe kadar duvarları kaplayan çinilerin Rus işgali sırasında sökülerek Leningrad Müzesi’ne götürüldüğü söylenmektedir. Süslemelerin birçoğu günümüze ulaşamamıştır. Dışa taşıntılı mihrap kalker taşından yapılmıştır. Dış cephedeki renkli taş işçiliği dikkat çekicidir. Cami dışında külliye, medrese, imaret, sıbyan mektebi, han, hamam, türbe ve misafirhaneden meydana gelmektedir.

SÜLEYMAN HAN CAMİ

06.11.2007-Süleyman Han Camii

Eski Van'ın doğusunda Tebrizkapı mahallesinde bulunmaktadır. Sinaniye Cami veya Tebriz kapısı Camisi olarak da adlandırılmaktadır. Bugünkü caminin minaresi Selçuklu döneminden, cami kısmı ise, Osmanlı devrinden kalmadır. Üzerinde kitabe bulunmadığından hangi tarihte yapıldığı belli değildir. Selçuklu devrinden kalma minare kare kaide üzerinde silindirik gövdeli olarak yükselmektedir. Kaide kısmı kesme taş, gövde tuğladan gerçekleştirilmiştir. Gövde üzerinde geometrik geçmeli bir şerit dolanmaktadır. Bu şeridin alt ve üst kesimlerinde baçini olarak adlandırılan çini tabaklar yer almaktadır. Bu minarenin de üst kesimi yıkılmıştır. Sonradan yapılan cami enine dikdörtgen planlı olup, orta bölüm kubbe yanlar beşik tonozlarla örtülmüştür. Camiden duvarların bir kısmı gelmiş ve üst örtü tamamen yıkılmıştır. Camiye kuzey cepheye açılmış bir kapıdan girilmektedir. Biri son cemaat yerinde, diğeri harimde olmak üzere iki mihrabı bulunmaktadır. Minare ve cami farklı dönemlere işaret etmektedir. Yalnız minare, Selçuklu devrinden önemli bir kalıntıdır.

ŞEYTAN KÖPRÜSÜ

06.11.2007-Şeytan Köprüsü

Muradiye ilçesinde, Bendi Mahi Çayı üzerine kurulmuştur. Doğu batı istikametinde uzanan köprü kayalıklara oturmaktadır. Köprünün etkileyici bir görünümü vardır. XIX. yüzyıl. sonları XX. yüzyıl. başlarında inşa edildiği kabul edilmektedir. Tek gözlü, basık kemer açıklıklı, yolu düz olup, genelinde düzgün kesme taş, yer yer de moloz taş malzeme kullanılmıştır. Sağlam durumdadır.

ULU CAMİ

30.10.2007-Ulu Cami

Eski Van'da yer alan caminin, ne zaman yapıldığı bilinmemesine rağmen, Ahlat Selçukluları zamanında (XII.y.y.) yapıldığı sanılmaktadır. Cami, mihrap önü kubbeli olup, dikdörtgen bir planlamaya sahiptir. Görkemli taç kapısı ve alçı mihrabı ile zengin süslemelerinden bugün herhangi bir iz kalmamıştır. Günümüze kuzey cephesi ve kalın silindirik gövdeli minaresi ulaşabilmiştir. Yapı taş ve tuğla malzemeden inşa edilmiştir

VAN KALESİ

30.10.2007-Van Kalesi

Şehir merkezine 5 km. uzaklıktadır. Van Gölü kıyısında, ovaya hakim bir kayalık üzerinde kurulmuştur. Doğu-batı istikametinde uzanan kale, 1800 m. uzunluğunda, 120 m. genişliğinde ve yaklaşık 80 m. yüksekliğindedir.

M.Ö.855 yılında Urartu Kralı I. Sardur tarafından yaptırılan Van Kalesi, İç kale ve Dış Kale olmak üzere iki kısımdan meydana gelmektedir. İç kaledeki, Urartu döneminden kalma en önemli yapılar, Sardur (Madır) Burcu, sur duvarları, Urartu kralları Menua ve I. Argişti’ye ait mezarlar, su sarnıcına ulaşan Binbir Merdiven, açık hava tapınağı ve Analıkız olarak adlandırılan iki adet tapınak nişidir.

Kalenin kuzeybatı tarafında bulunan Sardur Burcu, üzerinde Kral I. Sardur’a ait çivi yazılı bir yazıt bulunmasından dolayı önem taşımaktadır. Asur çivi yazısı ile yazılmış bu yazıt, bilinen en eski Urartu yazıtıdır.

Kalenin önemli diğer bir yapısı da, I. Argişti’ye ait kaya mezarıdır. Hemen bunun dışındaki kaya üzerinde, Urartular’ın günümüze ulaşan en uzun yazıtı olan Horhor Yazıtları bulunur Kalenin kuzeydoğu tarafında II. Sarduri döneminde yapılmış olan, iki anıtsal niştan oluşan ve bugün halk arasında Analıkız olarak adlandırılan bir açık hava tapınağı yer almaktadır.

Urartulardan Osmanlılar’a kadar yerleşime sahne olan Van Kalesi’e Osmanlı döneminde, iç kale sur duvarları, iki giriş kapısı, cephanelik, ambar, kuleler ve Van’daki ilk İslam eseri olma özelliğini taşıyan Süleyman Han Cami eklenmiştir.

VAN-ÇİFTE HAMAM

06.11.2007-Van - Çifte Hamam

Eski Van'da birçok hamamdan bahsedilmesine karşın, günümüze sadece çifte hamam kalıntıları gelmiştir. Osmanlı devrinde yapılmış olmakla beraber, üzerinde yazıtı olmadığı için kesin tarihi belli değildir. Tebriz kapı mahallesinde kurulmuş olan hamam, kadın ve erkeklere mahsus iki bölümden oluşmaktadır. Güneydeki daha büyük tutulmuş bölümü erkeklere kuzeydeki kısmı kadınlara mahsustur. Yapının örtüleri yıkılmış, duvarları da büyük ölçüde tahrib görmüştür. Kubbe ile örtülü soğukluk kısımları, ılıklık, sıcaklık ve en doğuda da külhan bölümleri mevcuttur. Her ikisinin sıcaklık bölümleri 4 eyvanlı merkezi kubbeli bir plana sahiptir. Yapıda kesme taş, moloz taş ve tuğla kullanılmıştır.

YEDİ KİLİSE

30.10.2007-Yedi Kilise

Erek Dağı'nın eteklerinde kurulmuş olan bu manastır, bugün Van Merkeze bağlı, Yukarı Bakraçlı köyünde yer almaktadır.

Tamamı Warak Wank Manastırı olarak adlandırılan yedi ayrı kilise ve yapıdan oluşan kompleks, değişik zamanlarda biri birine eklenmiştir. Manastırı teşkil eden yedi kilisenin en eskisi St Sophia kilisesidir. 8. yüzyılda inşa edilmiş olup, sadece apsisi mevcuttur. İkincisi bunun kuzey duvarına bitişik inşa edilmiş ve günümüzde yıkık olan St. john kilisedir. Bu ikisi yapıların birinci grubunu teşkil etmektedir.

Günümüze kadar ulaşan ikinci grup yapıların çekirdeğini 1003-1021 tarihleri arasında inşa edilen Kutsal Meryem Ana Kilisesi oluşturmaktadır. Dıştan doğu batı doğrultusunda dikdörtgen planlı yapı, içten dörtlü yonca planlı olarak yapılmıştır. Merkezi planlı kilisenin kubbesi yıkılmış vaziyettedir. Iç mekanı dört yöne açılmış, yarım daire planlı nişlerle köşelere yerleştirilmiş odalar oluşturmaktadır. Sonradan eklenen jamatonla kapatılmış olan batı cephenin ortasındaki bir portalle girilmektedir.
Kapı dıştan içe doğru kademelenme yapan çeşitli silme ve burdürlerle çerçevelenmiştir. çerçeve, sivri kemerli olarak kapıyı kuşatmaktadır. Burası zengin bir süsleme anlayışı ile tertip edilmiştir. Mukarnaslar, rumiler, haç mutifleri ve kaval silmeler bu hareketliliği arttırıcı unsurlardır.
Kilisenin batısına 1648 yılında eklenmiş olan jamaton kare planlı ve dokuz bölümlüdür. Sivri kemerlerle birbirinden ayrılmış bölümlerin her biri kubbeyle örtülmüştür. Bununla batı cephesinde yer alan portal dikkat çekicidir.

Sivri kemer formunda, mukarnaslı, kaval ve oluk silmelerle teşkil edilmiştir. Ortasında basık kemerli bir kapı açıklığı mevcuttur. Ayrıca jamaton içerisinde duvar ve payeler frensklerle süslenmiştir.

Kilise ve jamatonda düzgün kesme taş malzeme., portallerde mermer, örtüde tuğla, içerisindeki niş ve diğer mimari unsurlarda iki renkli taşlar kullanılmıştır.

Bu grubun bir diğer yapısı ise günümüzde yıkılmış bulunan St. Seal şapelidir. Kutsal Meryem Ana kilisesinin kuzey batısına bitişik olarak yapılmış ve kiliseden bir koridorla geçimekteydi.

Jamatonun kuzeyindeki Kutsal haç kilisesi, 1817'de eklenmiştir. Doğu batı doğrultusunda uzanan tek nefli bir yapıdır. Malzeme olarak kaba yonu taşlar kullanılmıştır.

Diğer bir yapı ise, jamatonun güney duvarına 1849 yılında eklenmiş olan St. Sion kilisesidir. Bu da dikdörtgen planlı ve tek bölümdür. üzeri doğu batı doğrultusunda uzanan beşik tonozla örtülüdür. Duvarları iki sıra tuğla bir sıra taşla oluşan örgüyle gerçekleştirilmiştir.

Jamatonun batısına eklenen çan kulesinin alt kısmı üç gözlü revak şeklinde düzenlenmiştir. Bunun üzerindeki çan kulesi yıkılmıştır. Ortadaki iki sütunun başlıkları dikkat çekmektedir. Iki yandan duvarlarla kapatılmış üç gözün üzerleri beşik tonoz örtülüdür.